Işığımız Atatürk'ten, Gücümüz Tarihten, Cesaretimiz Doğruluktan, Desteğimiz Halktan

           

ÇİLİNGİR SOFRASI EFSANESİ

Alıntıdır

Çilingir sofralarında anlatılan bir efsaneye göre, bu deyim Osmanlı döneminden kalmış. Osmanlı sarayında padişaha sunulacak yemeği önceden tadan görevlilere, Farsça bir sözcükle çeşnigir deniyor. Çeşnigirin tadına bakacağı yemekler küçük tabaklarda önüne geliyor. İşte tadımlık yemeklerin bulunduğu bu sofraya çeşnigir sofrası deniyor.

Rakı sofraları da küçük tabaklarda -karın doyurmalık değil- tadımlık mezelerden oluştuğu için, önceleri çeşnigir sofrası olarak adlandırılmış. Sonraları bu deyimin yerini çilingir sofrası almış. Başka bir efsaneye göre ise, çilingir

DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ


Yılmaz ÖZDİL

 

Dönülmez akşamın ufkundayız azizim,

İçki yasaklanabilir.

Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.

Ama rakı asla...

Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.

Yurt sevgisidir örneğin.

İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hâli?" diye endişelenmezsin aksi  olsa...

Tıp bazen çaresizdir, o ilâçtır.

Gurbete bile iyi gelir.

Kontörsüz muhabbettir.

Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir.

Dünya Rakı Günü

 

Alıntıdır

 

" Aralık ayının ikinci Cumartesi günü Dünya Rakı Günü olarak kutlanır ..."

Rakı severler birbirlerine hediye verir .

Gidip de başkalarına "Dünya Rakı Günü diye bir şey mi var?" diye sormayın , çok ayıplarlar .

 Balığı bol, mevsimi soğuk, geceleri uzun ve harflerinden "rakı" yazılabilen yegâne ay olan Aralık ayının ikinci Cumartesi'si Dünya Rakı Günü olarak kutlanır .

Bir kayda rastlanmamakla beraber Bekri Mustafa'nın da Aralık ayının ikinci Cumartesi gecesi doğduğu

rivayet edilir.

 Bu özel gün aynı zamanda

RAKI İÇMEK

 

Alıntıdır

 

Rakı içmek, her insanın, hayatının her noktasında bulunan, yaşama dair ve yanındaki duruşlarından biridir.

Rakı içmek, mideye alkol göndermek ve damarlarda dolaşmasını sağlamak değildir. Rakı içmek için, kocaman yürek, akıl, sevgi ve dolu bir yaşam gerekir. İçmeyi ve felsefesini bilmek gerekir.
İçtikten sonra, nara atmışsan, ona buna saldırmışsan, zor kullanmışsan, rezil olmuşsan; sadece, alkol seni kötü yapmış demektir.
Rakı içmek başka şeydir. Bir şölen gibidir. Bilinçtir. Bilinci hiç

FELSEFİ RAKI TEORİSİ


Alıntıdır

Bir felsefe profesörü sınıfta, önünde bazı malzemelerle öğrencileriyle ders yapıyordu. Önce önündeki boş bir kavanozu 2cm çapındaki taşlarla doldurmaya başladı.
Öğrencilere kavanozun dolu olup olmadığını sordu. Onlar da dolu olduğunu kabul ettiler.
Profesör bu sefer bir kutu küçük çakıl taşı aldı ve onları kavanoza boşalttı. Kavanozu hafifçe sallayınca çakıl taşları büyük taşların arasındaki boşluklara doldular. Profesör yine öğrencilerine kavanozun dolu olup olmadığını sordu, onlar da onayladılar. Bu sefer bir kutu

RAKI İÇMENİN ADABI

 

Alıntıdır

 

Rakı içmenin en büyük püf noktası soğutulmuş rakı, bardak ve soğuk sudan geçer. Aksi takdirde rakı içiminden hiçbir zevk alınmaz.

Çoğu insan rakıyı kendine özgü bir tarzda içer. Kimisi sulandırarak, kimisi sek içerek, kimisi şişesinden içerek keyif almaya çalışır. Büyük çoğunluk ise kendi ağız tatlarına en uygun karışımı hazırlar.
Demlenmek rakı içerken kullanılan bir kelimedir. Bunun sebebi çayın rengi ve kokusu suya sinerek içilecek kıvamı almasıdır.

RAKI NASIL İÇİLİR

Alıntıdır

Eskiden rakı 'leylek boynu' denilen kadehlerde sek olarak, ardından bir yudum su alınarak içilirmiş. Günümüzde ise genellikle 'limonata bardağı' denilen bardaklarda içine su karıştırılarak içilmektedir. Ender olarak da ince belli çay bardağı da tercih edilmektedir.

Rakının soğuk içilmesi gerektiği hemen herkes tarafından kabul gören bir görüştür. Bu noktada ki ayrılık ise rakıya buz konup konmaması aşamasında ortaya çıkmaktadır. Günümüzde daha az sayıda olan rakıyı sek içenler rakıyı şişesiyle soğutup (hatta bardağını da ayrıca soğutup) yanında yine

 Çilingir Sofralarında dinliyeceğiniz müzikler SANAT sayfamızda

ANASAYFA